Adana Bölge Toplantısı

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfının İl ve Bölge toplantıları Ülkemiz çapında değişik zaman ve zeminlerde devam ediyor. Vakfın son Bölge toplantısı, Osmaniye, Mersin ve Hatay illerindeki Şube ve Temsilcilik yetkililerinin de katılımı ile 16 Nisan Cumartesi günü Adana’da yapıldı. Toplantıya Genel Merkezden Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hayrullah BAŞER, Başkan Yardımcısı Şazeli ÇÜGEN, Genel Sekreter Av. Ali AYDIN ve Mütevelli Üyesi Osman ARSLAN katıldı. 

Osmaniye Şubemizden Av. Lütfi ÖZKAN’ın başkanlığını yaptığı toplantı, Mütevelli Üyemiz ve Vakfımızın önceki dönemlerden Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmış bulunan Osman ARSLAN’ın açış ve selamlama konuşması ile başladı. Yönetim Kurulu Başkanımız Hayrullah Başer ise konuşmasında; ülkemizin genel durumu, yaşanan sorunlara yönelik analizler yaptıktan sonra, sorunlar karşısında takınılması gereken tavır ve Vakfımızın yüklenmeye çalıştığı Medeniyet Projesinden söz etti. Sadece ülkemizin değil İslam Dünyasının ve insanlığın problemlerinin çözümü için kendi medeniyetimizin yeniden ihyasının kaçınılmaz olduğunu, Anadolu Vakfının bu tarihi misyonu yüklendiğini, bu uğurda her türlü ilmi, kültürel ve sosyal çalışmayı kendisine görev edindiğini belirterek, toplantıya katılan tüm dostlarımızdan bu davaya sahip çıkmalarının, katkı sağlamalarının beklendiğini ifade etti. Vakfımızın yürüttüğü birçok çalışma ve projelerden örnekler vererek faaliyetlerimiz hakkında açıklamalarda bulundu.

Toplantının ilerleyen bölümlerinde katılımcılar, toplantıya davet edilmekten duydukları mutluluk ve memnuniyetlerini dile getirerek, Vakfımızın faaliyetlerine katılma arzularını beyan edip Adana Şubesinin açılması gerektiği konusundaki arzularını dile getirdiler. Toplantıyı ev sahibi olarak organize eden dostumuz İsmail KANDEMİR ise yaptığı konuşmada, yaşanan toplumsal sorunlar karşısında herkesin üzerine düşen önemli sorumluluklar bulunduğunu, çağın ve günümüzün gerekleri doğrultusunda, yeni bir üslup ve dil ile topluma açılmak gerektiğini, faaliyetlerimizi belli alanlarla sınırlandırmak sureti ile gücümüzü dağıtmadan etkin bir şekilde sorunların üzerine gidilmesi gerektiğini belirterek, Vakıf çalışmalarında üzerlerine düşen her türlü katkıyı sağlamaya gayret edeceklerini ifade etmiştir. 

Saat 13.00’de başlayan toplantı tüm katılımcıların görüş ve duygularını dile getirmeleri suretiyle son derece verimli bir şekilde devam etmiş ve 19.00 da sona ermiştir.

Ayrıca Vakfın İl ve Bölge toplantıları bağlamında, Trabzon’da 23 Nisan 2016 Cumartesi günü, Erzurum’da ise 24 Nisan 2016 Pazar günü toplantıların yapılacağı, diğer illerde de benzer toplantılar düzenlemenin ön çalışmalarının sürdürüldüğü ifade edilmiştir. 

 Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfının Adana Bölge Toplantısı.

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfının Adana Bölge Toplantısı ile ilgili davetlilerden Mustafa Ökkeş EVREN in yorum ve analizi 

Adana’da yapılan

“Dostlar Buluşması Toplantısı” hakkında

Mustafa Ökkeş EVREN 

16 Nisan 2016 Cumartesi günü Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Genel Merkezinin organize ettiği, benim de davetlisi olduğum “Adana Dostlar Buluşmasına” katıldım. Her ne kadar buluşmanın adı “Dostlar Buluşması” olarak tanımlanmış olsa da bu buluşma benim nazarımda -genel olarak- birbirlerini tanımayan fakat aynı kaynaktan kalbini, ruhunu besleyen 70’li yılların ruhunu taşıyanlarla 80, 90 ve 2000’li yılların havasını soluyan insanların tanışma ve istişare buluşmasıydı.  Ortak noktaları ise; geçmişte olduğu gibi bugün bir dertlerinin olmasıydı gördüğüm kadarıyla. Yaşı yetmişin üzerinde olanlar dahi…

4’ü genel merkez 5’i Osmaniye ve Mersin’den diğerleri de Adana’dan olmak üzere toplam 30 kişiydi toplantıya iştirak eden vakıf gönüllüleri. Oturum düzeninde Ak saçlılarla genç ve orta yaş gurubunun karşı karşıya gelmesi ilginçti. Kendi adıma tanımaktan ve tanışmaktan memnunluk duyduğum gençler olduğu gibi tanıştığımız halde uzun zamandır görüşmediğimiz

Ağabeyleri de bu vesileyle görmemiz beni ziyadesiyle memnun etti.

Vakfın Genel Başkanı Hayrullah Ağabey’in vakfın amacını ilkelerini beslendiği kaynakları ve bunlara bağlı olarak çalışmalarını sarih bir şekilde anlatması kafamda herhangi bir soru işareti ve herhangi bir müphem durumun oluşmasına izin vermedi. Özellikle değişen Türkiye’de yeni bir medeniyet inşası derdinde olanların kullanacağı dil ve üslubun kuşatıcı, kapsayıcı merhametli ve adaletli bir dilin olması gerektiğini savunuyor olmam, tam da bu noktada Hayrullah Ağabey’in de; ötekileştirmeyen, benmerkezci olmayan, kuşatıcı bir dilin vakfın dili olduğunu söylemesi oldukça anlamlıydı. Ayrıca vahiy ve risalet eksenli akılcı olmayı (bilimsel)  eleştiri, müzakere ve istişare kültürüne önem vermeyi, tekfircilikten uzak durmayı, olaylara bütüncül bakmayı vakfın ilkeleri arasında sayması, hem ümmet bilincinin gelişmesi hem de İslam kardeşliğinin tesisi noktasında oldukça önemli ilkeler olduğunu düşünüyorum.

Yalnız Hayrullah Ağabey’in medeniyet vurgulu konuşmalarında özellikle batı uygarlığını-batı dünyasını veya tam olarak batıyı “batı medeniyeti” olarak tanımlamasına şerh düşmek istiyorum. Doğrusunu isterseniz ben yeniden inşasına çalıştığım medeniyeti “Doğu Medeniyeti” olarak tanımlamadığım gibi batının gelişmişliğini veya gelişim düzeyini de bir “medeniyet” olarak kabul etmiyorum.  Kendi medeniyetimize “Hakikat” medeniyeti demeyi daha uygun buluyorum. Tabi ki bu konuyu enine boyuna konuşmamız, tartışmamız ve anlaşılabilir olmamız gerekiyor.

Toplantıya katılan bazı vakıf gönüllülerinin başka dernek veya vakıflarda çalışma yaptıklarını, bir kısmının dernek veya vakıflardan bağımsız grup çalışmalarına katıldıklarını bir kısmının da işinde gücünde olduklarını müşahede ettim.

Anadolu vakfının Adana’da şubeleşmesi konusunda çok net açıklamalar olmasa da İsmail Kandemir Bey’in “başarı ve tanımlı vakıf” çekincesi hariç sanki kurulabilir yönde olması yönünde bir kanaat vardı. Fakat birkaç defa enine boyuna konuşulacak toplantılar sonrasında durumun netlik kazanacağını düşünüyorum.

Son olarak, katılımcılara dağıtılan kitapçıklarla ilgili olarak; yeni bir medeniyet inşa etme iddiasında ve çabasında olan bir vakfın yayınladığı bülten, dergi, kitap, görsel materyal ne varsa her birinin tasarımından dizgisine kapağından içeriğine, kâğıdından, baskısına kadar estetik ve nitelikli olması gerektiğini düşünüyorum âcizane.

Selam ve dua ile

 

Fotoğraf Galerisi: