Araştırmacı-Gazeteci Ali Sabit AKSOY Konferansı

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı’nın bu haftaki Cumartesi Sohbetleri Programında Araştırmacı- Gazeteci Ali Sabit AKSOY 14.02.2015, günü "Afrika'da Sömürgeciliğin Dünü ve Bugünü" konulu konferans verdi.

Sn. Ali Sabit Aksoy "Bugün dünyayı yöneten domine eden devletlerin daha iyi anlaşılması için hangi safhalardan geçtiklerini öğrenmek için bu konuyu seçtim. " diyerek konuşmasına başladı ve Afrika kıtasının siyasi ve fiziki yapısı hakkında bilgi verdi. 

Sn. Aksoy konuşmasına şöyle devam etti:
"Avrupa Ülkelerinden İspanya, İngiltere, Belçika, Fransa, Hollanda, Portekiz, Almanya, Danimarka, 1740 - 1780 yılları arasında Afrika ülkelerine sömürgeleştirme seferlerine başladılar. 
Erkekleri öldürdüler, kadınlara tecavüz ettiler ve böylece bir melez ırk meydana getirdiler. Altın, demir, elmas gibi madenleri Avrupa'ya taşıyarak zenginleştiler, şehirlerini kurdular. Berlin Konferansı ile ülkeleri paylaştılar ve sınırları çizdiler. Bu sınırlar 1884yılında çizildi ve bu güne kadar çok değişmedi. 

Yeni bir sömürgecilik safhasına fitne, çıkar çatışması ile birlikte Afrika ülkelerine kukla yönetimler kurarak çekilmiş gibi yaptılar ve yine sömürmeye devam ettiler. 

Sömürgeciliğin tarihi demek Amerika ve Avrupa'nın tarihi demektir. 

Etiyopya tek bağımsız kalmış ülkedir ve % 51'i Müslüman, % 33'ü kadim Hıristiyan dır. 
Birazda Ebola Hastalığından bahsetmek istiyorum. Bu hastalıklar özel olarak çıkartılıyor. Hastalık bahanesiyle batılı ülkeler tarafından düzmece bahanelerle ülkelere misyonerlerin gitmesi sağlanıyor. Türkiye'de de 45 hastanede Ebola  Merkezi kuruldu. 

Dünyaya bugün insanlık dersi verenlerin nasıl bir geçmişten geldikleri ortaya çıkıyor. O ülkelerdeki müzelerde çok şey sergileniyor. Afrika artık açık bir laboratuar durumdadır. 
Afrika'daki ülkelerde bugün yerli diller konuşuyorlar. 200'den fazla yerel dil olduğu söyleniyor. Birbirleriyle anlaşamayan insanlar ortak dil olarak Fransızca, İspanyolca, İngilizce konuşmaya ve resmi dil olarak kabul etmeye başlamışlar. Böylece batı ülkeleri Afrika ülkelerini domine etmeye devam ediyorlar. 

Afrika'da gördüğümüz vahşet görüntülerine bakıldığında kabilelerin birbirine düşürülerek savaştırıldıkları anlaşılıyor. Mesela Belçika'nın Afrika'da ne işi var diyebilirsiniz. Hatta "Belçika Kongusu" denilen elmas madenleriyle ünlü bir ülke var. Belçika dünyanın en iyi Elmas işleyicisi bir ülke olduğunu öğrendiğimizde durumu anlayabiliyoruz. 

Birkaç metre toprak altında su olmasına rağmen insanlar suyu başlarıyla ve eşeklerle taşıyorlar. Neden? Bu ülke insanının batılılara muhtaç yaşamasını istiyorlar. Tarım arazilerinde traktöre rastlayamıyorsunuz. Halbuki geniş tarım arazileri var, Afrikalılar çalıştırılıyor ve batılılar tarafından işletiliyor.

Afrika'nın bazı ülkelerinde (Güney Afrika) Müslümanlar özgür gibi ama sisteme sahip çıktıklarında engelleniyorlar. Güney Afrika'da Müslümanlık hızla yayılıyor. Sömürgeciliğe karşı panzehirin Müslümanlık olduğu görülüyor. 

Gemilerde Afrika Ülkelerine gelenler sömürgecilikte şekil değiştirerek işgallerine devam ediyorlar. Türkiye'nin Afrika'ya girmesi istenmiyor. Çünkü batılı ülkeler tarafından istenmiyor. Bu sömürgeci ve işgalci ülkelerin bize adalet dersi vermesine müsaade etmememiz lazım. Bir de Amerika ve Avrupa Ülkelerinin terörist dediği "Boko Haram" gibi örgütlere terörist demiyorum. Bizim biraz düşünmemiz lazım, ben düşünüyorum. 

"Boko Haram" ne demektir? "Batı eğitimi haramdır" demektir. Boko Haram örgütünün "adam kaçırdı, kızları kaçırdı, katliam yaptı" gibi haberler Yahudi İsrail ve Batı ülkelerinin uydurmalarıdır. Bu haberlere inanmamak lazım. 

Bu gün dünyayı yöneten ülkeler bir ülkeden oluşuyor. Diğer ülkelerde bu ülkenin kuklası yönetimler var. Mesela  Suudi  Amerika'ya pardon Arabistan'a gitmemek lazım. Çünkü bu ülkeler kafirleri sırdaş etmiş ülkelerdir. Ben bir kere umreye bir kere de Hacca gittim. Bir daha da gitmek istemiyorum. Mısır'ın durumunu biliyorsunuz. Putin Mısır'ı ziyaretinde Sisi' ye silah hediye etti. 

Afrika'ya ile bu günü kadar ilgilenilmemiş. Güney Afrika ülkelerinde Türkiye hiç tanınmıyor. Ama Türkiye'ye çok büyük sempati duyuyorlar. Bu sempatinin iyi değerlendirilmesi lazım. 

 

 

Fotoğraf Galerisi: