Danışma Meclisi Toplantısı Yapıldı

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Danışma Meclisi 24.05.2014 Günü saat 10.00/18.00 arası Yeni Batı Mahallesi, Yeni Çizgi Koleji Yenimahalle/Ankara adresinde toplandı. Yapılan bir günlük çalıştay sonrası Türkiye’nin gelecek vizyonunda vakıf çalışmalarının ana konuları üzerinde ittifakla kabul edilen görüş ve öneriler sonuç bildirgesi olarak yayınlandı.
Danışma Meclisinin 2. Olağan toplantısı Vakıf Genel Müdürü Ali Ay tarafından açıldı. Vakfımızın en önemli istişare kurulu olan Danışma Meclisimizin saygıdeğer üyelerini selamlayarak hoş geldiniz dedikten sonra, Toplantının hayırlı ve başarılı geçmesi dileğinde bulundu.
            Soma maden kazasında vefat eden, vakfımız camiasından vefat eden ve aramızdan ayrılan kardeşlerimizin ruhuna ithaf edilmek üzere Mustafa Yıldız’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle, Fatihalar gönderildi.
Akabinde vakfın çalışmalarının anlatıldığı sine vizyon gösterisi takip etti.
Toplantıya mazeretleri nedeniyle katılamayanların mesajları okunduktan sonra, toplantıyı yönetmek üzere divan oluşumuna geçildi. Sayın Kerem Altun, oy birliği ile divan başkana, Divan üyelik ve kâtipliğine H. Ömer Gülseren ile Ömer Selim Uz seçildi.
            Divan Başkanı Kerem Altun, hazıruna teşekkür ederek selamladıktan sonra, toplantının anlam ve önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Ülkemizde son zamanlarda yaşanılanlar ile anlamsız siyasi çekişmelere dikkat çektikten sonra;
 “Zamanın acımasız akışına teslim olmadan bir hedefe kilitlenmek gerekmektedir. Ekip ruhuyla hareket edilmelidir. Heyecanları kaybetmeden yol alınmalıdır. Bu dünyada neme lazımcılığı aptallara bırakıp ter akıtmaya devam etmeliyiz.                 Davetimiz hakka ve hayra çağırmaktır. Başarı ve zafer Allah tandır. Bizim sorumluluğumuz yola çıkmaktır. Başarı, takımın çalışmasıyla elde edilir. Bir amaç uğruna, takım ruhuyla çalışan insanlar yaptıkları işte anlam kazanırlar, bu da başarının anlam kaynağıdır. Sıra dışı başarılar, takım ruhuyla elde edilir.   Geçmişin başarıları da bizim açımızdan yanlışları da geçmişte kalsın diyoruz. Hayalleri, rüyaları olan ıstıraplı insanlarız. Sakın ola hayallerimizi kaybetmeyelim. Bizim sıra dışı başarıya taşıyacak hayallerimizdir. Unutmayalım ki gelecek ancak hayallerine inananlarındır. Biz de bu anlayışla çalışmalarımızı ekip ruhuyla karizmatik liderlikle değil, ilkeli eşitler arası bir görev dağılımıyla hep birlikte yapmak kararlılığımızı ifade ediyoruz. En büyük başarı yere hiç düşmemek değil, her düşüşte ayağa kalkabilmektedir. Unutmamalıyız ki gövdesini taşıyamayacağımız ağaçlar küçük bir tohumla hayat bulur. Doğruyu ve hakikati savunmaktan asla çekinmeyeceğiz. Mümince, ihlâsla samimiyetle… Sağır insanların gürültü sorunu yoktur. Çünkü onlar duymazlar görmezliğin estetik sorunu yoktur, çünkü görmezler, yürümeyenlerin ayakları yorulmaz çünkü ayakları yoktur. Bilmeyenler ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.” diyerek konuşmasını tamamladı.
                Toplantının gündemine geçildi. Danışma Meclis Başkanı adına Sayın Şazeli Çügen kürsüye davet edildi. Sayın ÇÜGEN;
                “Aziz dava arkadaşlarım, kıymetli kardeşlerim. Böyle bir güzide topluluk karşısında konuşmaktan dolayı heyecanlıyım” diyerek danışma kurulunun nasıl bir sorumluluk ve misyon üstlendiğini açıklayan bir konuşma yaptı. “Danışma kurulu, vakfımızın en önemli karar organıdır. Öncelikle sizleri ve içinde bulunduğumuz danışma meclisi organını çok çok önemsediğimizi hasseten belirtmek istiyorum, çünkü vakfımızın ana omurgasını temsil edecektir ve çok çok genişleyeceğine inanıyorum. Dava haklı ve mukaddes. Gençliğimiz sorumsuz ve idealsiz. Bölgemiz tehlikeli savaşlarla tehlike altında. Birlikte yürümemizi, imkânlarımızı yeniden seferber etmemizi gerekli kılmaktadır. Ancak vakıf organları sadece bizlere has ayrıcalıklı kurumlar değildir. Mücadele geleneğinden gelen ve gelmeyen tüm inanan millet evlatlarına aittir. Kapıları açıktır ve daima açık kalacaktır. Hayatın her alanında vakfımızın öncelik yaparak biz inkılâp ilim hikmet hareketi olsun istiyoruz. Asıl amaç ayrıcalık makam değil, çünkü vasıtalar asla hedef olamazlar. Bizler insanların mahremiyetlerine saygılı olacak, fasık bir haber getirdiğinde doğruluğunu tespit etmeden hüküm vermeyecektir. Bir hareket ilim ahlak hukuk temelleri üzerinde şura kurullarına dönüşerek toplumlarımızın dini meselelerde öncülük etmiyorsa başarıdan söz edemeyiz. Böyle bir görev için sizlere ayrıca teşekkür etmiyorum. Asıl davamız okuyan, araştıran, çalışan üreten. Ahlaklı dinamik bir nesil. Tüm hukuk dışılıklarına son vermiş şeffaf adil bir yönetim. Ortada bir dava oldukça birlikte yaşanmışlık birlikte faaliyet yapıldıkça gaye üzerine birleşip saf üzerine duruldukça imkânlar sağlandıkça, kurumlar elbette çok kıymetli anlamlı olacaktır. Başarının sırrı da buradadır. Geçmişimizle elbette övüneceğiz, şeref de duyuyoruz, ancak alınacak da değiliz, nostalji yapacak lüksümüz de yoktur. Birikimlerimizi ortaya koyup yanlışlardan dersler çıkardığımızda bir Anadolu hareketi inşa edebileceğiz inşallah. İslam’a bağlı liderlere saygılıyız. Bir ahlak ve hikmet hareketi, sağlam bir akide üzerine, hayatlarını inşa eden şahsiyetli bir topluluğuz. Danışma kurulu toplantımızın hayırlara vesile olmasını yüce Allah tan niyaz ediyorum. Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.
                Danışma kurulunun yapacağı çalışmaların önemi ve içeriğiyle ilgili olarak vakıf yönetim kurulu başkanı Sayın Hayrullah Başer, kürsüye davet edildi. Sayın Hayrullah Başer, danışma kurulu toplantısının hazırlık çalışmalarına katkı sağlayanlara teşekkür ettikten sonra Soma şehitleri soma kazasında ölenleri rahmetle anma ve bütün şehitlerimize ve ebediyete intikal etmiş bütün geçmişlerimize bir Fatiha okumaya davet ederek konuşmasına başladı.
                 “Değerli kardeşlerim, hasbelkader vakfımızın yönetim kurulu başkanlığını yapıyorum. Bugünkü kurul ise bu vakfın danışma meclisi. Bu meclise çok söyleyecek sözüm yok ancak, aldığınız raporlar çalışmalar bize ışık tuttuğu için rehber olduğu için sizin çalışmanıza da katkı sunar arzusuyla istek ve arzularımızı iletmek üzere buradayım. Bugün arkadaşlarımız da söylediler, ikincisini yapıyoruz. Aslında yönetim kurulu olarak da 2 yıl önce görev aldım. Vakfımızın kuruluşu 24 yıldır ama vakfı yönetimince yıllar önce başlatılmış olan bir sevgi toplumu oluşturma gayreti istikametinde bir çalışma vardır. Biz onu devam ettirmek istiyoruz. Vakfımız 24 senedir var, farklı bir yapılanma ve çalışma ortaya koyma niyetindeyiz. Değerli kardeşlerim, bunun sebebi şu, Anadolu Vakfı, bütün vakıf çalışmalarına saygı duyuyorum, ama Anadolu vakfı kurulduğu günden itibaren sıradan bir vakıf değil, bir medeniyet gayreti olan bir gayret bir kurumlaşma. Onun için de biz vakıf mensubu olan sıradan değil böyle bir vakfın mensupları olarak burada olduğumuzu bilmek mecburiyetindeyiz. Çünkü uzun bir geçmişe sahip ilkeli, milli manevi ilkelere sahip Anadolu coğrafyasında sempatisini kazanmış bir uyanış hareketinin mensupları olarak buradayız. Sine vizyon sunumunda da kardeşlerimin söylemlerinde de ortaya konulduğu gibi o ruhla buradayız. Ülkemizin en az dünkü kadar benzeri gayretlere ve bu ekibi ihtiyacı olduğuna inandığımız için burada ve Anadolu vakfı eliyle bir şeyler yapma gayretindeyiz. Buna sebep olan kısa bir şey de olsa gözden geçirelim istiyorum.
                Artık dünya küçüldü. Her şeyi çocuklara bile sorsanız görmeye başladığı bir dönemi yaşıyoruz. Dünya bugün iki kutuplu bir dünya olarak dünyada yaşamaya devam ediyoruz. Kutbun bir tarafında batı kültür medeniyetini temsil eden, sömürgeci diye isimlendirdiğimiz bir dünya. Ama ilmi, teknolojiyi ilim hizmeti, istihdamı, finansı hattı insan üreden bununla hükmeden, bununla pazarlayan refahı paylaşan tüketici insafsız bir dünya. Öyle bir dünya ki sanayi teknoloji, bilgi üretimini bir tarafa bırakın sadece şu ifade nerde olduğunu ne kadar vahim bir dünya içinde olduğumuzu gösteriyor. Şu an dünyada yönetilen ve hükmedilen sermaye tutarı 111 trilyon dolar. Ama bunun % 72 sine bu dünya hükmediyor. Aynı benzer sanayi teknoloji de bu oranda... Bu dünya için bir vahamettir. Öyle bir dünya ki insanlığın sefahatini görmeyin çığlığını duymayan duymak istemeyen bir dünya. Kutbun diğer tarafında ise yer altı üstü insan zenginlikleri var, ama sömürülen, aç, sefil, kanın, gözyaşının ateşin sefaletinin girdabında bir dünya. Birbirinin dini ideolojik mezhepsel… Farklılığından dolayı hatta yeri geldiğinde karşılıklı Allah Allah diyerek birbirini katleden bir dünya yaşıyoruz. Bu dünya maalesef İslam dünyası ve bizim dünyamız. İşte biz, bu iki dünya arasında çırpınıyor, bir yer bulmaya gayret ediyoruz. Bu dünya hepsi bizim, ama bir şey yapabilmek için bizim güçlü olmamız, çalışma ve gayret içerisinde olmamız lazım. Bir türlü hukukun, adaletin, kardeşliğin, barışın ilmin tekniğin hakim olduğu gerçek bir hayata ulaşamıyoruz. Kendi kaderimizi kendimiz değil başkaları tayin ediyor. Bunlar bilinen şeyler, düşünmeye vesile olur. Türkiye 1940 tan 2010 yılı arasında uluslararası sermaye için ödediği faiz 2, 5 trilyon dolar. merhum Cemil Meriç in ifadesiyle dünya ve dünyaya bağlı olarak biz, servetin; şöhretin girdabında idealize bir gençlik oluşturmakta zorlanıyoruz. Gençliğimiz medya magazin kültürüne bağlı, kumar ve fuhşun batağında, çıkmaz da burada. Bir devlet adamı iki türlü kölelik var diyor. Biri Savaş köleliği, biri finans köleliği, dünya şu an savaş değil, finans köleliği yaşıyor. Köleliğin en feci olanı ise finans köleliği diyor. Savaş kölesine bir tas çorba verirler ama finans kölesine bir tas su vermezler. Sorarım size taksit ödemeyen birisi var mıyız diyor ve geçiyorum.
                Bir başka konu, bu gün düşünme burada olma sebebimiz olarak ifade ediyorum. Devletimizle milletimizle üretilecek güçlü milli projeler karşısında devletimizden önce de bugün bir yazar kardeşimizin ifadesiyle konuyu belirtmek istiyorum, her proje karşısında Türkiye ikiye ayrılıyor. Birliğimizi zedeliyor. Sebep bir tarafta uluslararası sistemin müsaade ettiği oranda onlarla uyumlu şekilde proje üretmeye çalışmak veya vazgeçmek. Türkiye bunu çok yaşadı, 35 li yıllardan bugüne. İkincisi de yerli proje üretme yolunda çalışan var. Ama biz neticelerini tartışıyoruz işin esasına giremiyoruz. Türkiye yıllardır bayilik yapmakta olduğumuz için ona kafa tutmakta olduğumuz her an kafamıza vurmaya devam edecektir diye düşünüyorum.
                Biz dün bu konuları dava kabul eden, gençliğinde bu konulara gönül veren ideali için gönül veren, benzeri gayretler şu an ortada gözükmüyor. Çünkü deminki söylediğimiz girdaba yakalandı. Onun ıstırabını için çektiğimiz buradayız. Gençliliğimiz ve topluluğumuz apolitize edildi. Bunun neticesinde dünyanın nimetlerini paylaşma etkisiyle insanımız yaşlı genç tüm toplum kesimi insanımız şahıslarımız da kendimizi bu sigaya çekmek zorundayız. Takvaca yaşamayı bırakın, fetvaca yaşamayı bile hak getire. Belki bu gün iktidarımız bu değerlere sahip görünüyor. Ama bunun ahlaki ilkelerle hayatımıza yansıması konusunda bütün toplum olarak bu sigaya çekmek zorundayız. Bizim varlık sebebimiz bu olmalı. Toplum imkânları paylaşma yarışında. AB ülkeleri arasında gelirlerinde en az tasarruf eden bir toplumuz. Ne kazanıyoruz ki ne tasarruf edeceğiz diyenler var. %13 tasarruf, AB De bu %23, Çin de %50. Onun için Çin büyüyor. Tekrarda fayda mülahaza ediyorum. Bunun neticesinde yönetilen yöneten fakir zengin aydın ve değişik kesimleri arasında ekonomik kesimler arasında büyük bir kutuplaşma yaşıyoruz ve nerdeyse insanlarımız birbirine tahammül edemez halde. Mezhep, din, cemaat, devlet, benim cemaatim, benim liderim, benim başkanım… Bu ve benzeri nedenlerde bir hususta karar vermek gerekiyor. Dünyanın ve Türkiye’nin insanımızın hali, bir şeye karar vermemiz gerekiyor. Mücadele geleneği arkadaşlarımızı kopuş seyrine bağlı olarak farklı zeminlerde güzel işler yapıyorlar. Ama Anadolu’yu kucaklayan şekilde değil farklı farklı, öbek öbek değişik kurumlar içerisinde. İki yılda en az 40 ile giderek gördüklerim budur hayırlı güzel işler yapıyorlar. Kıbrıs temsilcimiz Işılay bey de buradalar, teşekkür ediyorum. Bu Anadolu’ya dağılmış büyük potansiyelin harekete geçilmesi gerektiği yönetim kurulu olarak düşündük ve karar verdik. Zor olduğunu biliyorum. Geçmiş dönem kültürel bir işti ama kor duruyor. Bu işte bir hayır var. Zorlu bir yola çıktığımızı bilerek arkadaşlara ulaşmaya karar verdik. Diğer kardeşlerimizin önüne geçmek geçmişin üzerine bir şey koymak düşüncesinde olmadan karar verdik. Bu düşüncemizi hem mütevelli heyetimize hem de danışma meclisimize açtık. Sizlerle yaptığımız istişareler sonucu vardığımız fikir sonucu projelerimizin eyleme dönüştürülmesine karar verdik. Çalışma ve fikirlerinizle sizlerden büyük bir istifade içerisinde olduğumuzu minnetle şükranla ifade etmek isterim. Geçen seneki toplantımızın bize ışık tuttuğunu ifade etmek isterim. Oluşan faaliyet ve ilkelerimiz şunlar oldu.
                Kimlik komisyonu oluşturmak. Vahyi esas alan, bilimsel düşünceye dayalı, bütüncül bir tahlil anlayışını... Hiçbir vatandaşımızı ötekileştirmeden, hukuki ve meşru zeminde bir etik, kadro çalışmaya gayret ettik. Bütün insanımızı da davet ettik. İnsan gücümüz, özellikle altını çiziyorum, hitap ettiğimiz insan gücümüz, geçmiş geleneğimizin mensubu tüm kardeşlerimiz biz bu vakfı kimsenin karizma ve vesayetine değil, bütün Anadolu’da ki geçmiş geleneğimizin mensubu bütün arkadaşlarımızla paylaşmak istiyoruz ve onların vakfı olarak. İnsan gücümüz bir geçmiş geleneğimiz mensubudur. İki, Allah diyen biz de varız diyen ve gayretleri olan bütün insanımızın, bizim hareketimizin çalışmamızın muhatabıdır. Bu ilke için devlet için millet için gayret eden sağduyu sahibi bütün insanlar bizim davet muhatabımız olacaktır. Bize verdiğiniz mesaj budur biz bunu ilke koyduk. Çalışmalarımızda inisiyatif esas oldu olacaktır. Karizmatik lider anlayışı değil, kardeşlerimizin katılımını sağlayan bir ekip çalışması yapmaktır. Niyetimiz geçmişi yeniden yaşatmak değil, tarihi anlayarak, temel ilkelerimizden ödün vermeden, dünya ve Türkiye konjonktürünü güzel okuyarak, geleceğin siyasetini planlayabilmektir. Ülkemizin geleceğin sahibi olacak insan yetiştirmektir belki de en temel hedefimiz bu olmalıdır. Eş çocuklarımız da bu gayretin içinde olmalıdır. Biz destek istemiyoruz. Katılın diyoruz. Yarın 52 kurul temsilcimizle üst platform oluşturmak niyetimiz var. Hanım ve gençlik konularında yoğunlaşmak zorundayız. Özetle çalışmalarımızda hedef önce şu oldu. Tarif edildiği şekilde insanımızı buluşturmak, düşündürerek karar vermek, eylem içinde olmalarını sağlamak. Hedefimiz bir çıkışta buydu. Anadolu’da parça parça varlıklarını devam ettiren, hayırlı işler yapan, arkadaşlarımızın buluşmasını sağlamak, aynı örse çekiç vurmak zorundayız. Türkiye de her birimiz ayrı örse çekiç vuruyoruz, sıkıntı burada. Gittiğimiz her yerde bütün arkadaşları ve o bölgede çalışan herkesi bir araya getirmeye gayret ettik. Evet,         İhtisas komisyonları belirtildi, mesleki organizasyonlar oluşturmaya çalıştık, ayrıca Çeşme ye hepinizi bekliyoruz, ramazan buluşması, sosyal etkinlikler, il bölge toplantılarını organize ettik. Bu konuda İzmir ve İstanbul’daki arkadaşlarıma gösterdikleri büyük gayretlerinden dolayı Konya ya da teşekkür ediyorum, gayretlerinin devamını ve örnek gayret olmasını haber haline getirmelerini bekliyoruz. Kardeş kuruluşlar iş birliği çalışmaları yaptık. Bir süre Kutup Yıldızı kardeşlerimizle birlikte olduk. Yarın inşallah buluşacağız, 52 kuruluşumuz temsilcisiyle buluşarak bir üst platform oluşturma gayretindeyiz. Fedakârlık isteyen çalışmalar, yapmak zorundayız, çalışmalarımız devam ediyor. 40 a yakın ile gittik, büyük bir hasret ve susamışlık gördük, bizden geç kaldığımız hesabını sordular. Türkiye genelini kapsayan geniş bir insan kaynağı en azından onlarla mesajla irtibat sağladık. Anahaber yorum gibi ciddi bir yayın faaliyeti ortaya çıktık, ciddi bir yayın plotikisanı da önemsiyoruz, bu konuda Muhterem beyin sorumluluğunda devam ediyor, tüm arkadaşlarımızın gayreti var.Biz kutlu bir davanın yolcusu olmak istiyoruz. Birbirimizi taciz edercesine yorumlarla Anahaber yorumu meşgul etmeyelim. Anahaber yorum çekişmenin alanı değil, gelişmenin alanı olması lazım. Konferanslar devam ediyor İl ve şube temsilciliklerini oluşturuyoruz, son on ilde de temsilcilik oluşturduk, önümüzdeki dönem 4 ilimizde de inşallah iftar yapacağız. Şu an yurt ve okul çalışmalarına da devam edeceğiz, kurumsal faaliyetlerine gitmek mecburiyetindeyiz. Biz eyleme dönüşmek proje üretmek istiyoruz. Onun için bu toplantıyı burada yaptık, bu binayı Anadolu vasfı organizasyonun da ama mülkü değil. Vakfın mülkü diye değil, Anadolu Eğitim kurumları diye bir ltd şirketi kurduk. Bu şirket önümüzdeki günlerde açılışa davet edeceğiz. İllerinize düşünebilirsiniz. Bu şirket ltd şirket bu eğitim kurumlarının programını, projesini, eğitim politikasını, denetimini eğitim materyali gibi organizasyonunu sağlayacak bunun karşılığında her kurumdan karından %5 kar alacak. 5 kişi üzerine bir şirket kurduk, 1 milyon sermayeli 100 hisseli, sadece bu gelenekten gelen arkadaşları ortak etmedik, bu konuda kafa yoran bizim gibi düşünen inanan dost olduğumuz arkadaşlar da bize ortak oldu. Burayı açacağız en kısa zamanda Ankara da arsasını temin ederek okul açmak niyetindeyiz oluşacak, okul olayı budur, ismi Anadolu Eğitim Kurumları, Ankara’daki ismi Yeni Çizgi. Geçmişten ders alarak yeni kurumsallaşmalar temin etmek istiyoruz. Gelişmeler bize umut ve mutluluk veriyor, ama bu yetmiyor. Şimdi şunu ifade etmek istiyor ve böylece tamamlamak istiyorum. Şu toplantıdan sonra daha doğru tarzda, yeni politikalar belirleyerek, çözüm üreten, faaliyet planlamasını yapacağımıza inanıyorum. Burada komisyonlarda da gittiğiniz ilde de, önerileriniz ışık olacaktır, rehber olacaktır, desteğiniz bizi daha güçlü kılacaktır. Sorumluluklarınıza ilişkin kanaatimiz şudur, hukuki ahlaki ve meşruiyet zemininde fikri ve eylemsel bazda yeni şeyler yapmalıyız. Ülkemizin kısa orta ve uzun vadeli sorunlarına çözüm üretmeliyiz. Bugün alacağımız kararlarla bunu sağlamalıyız. Cemaat anlayışından, yani islam’da nedir, ne olmalıdır, çözüm süreci, öyle bir şey birlikte koyalım ki göğsümüz gere gere her yerde konuşalım, bunları konuşalım, bunları çözmek üretmek zorundayız, ötekelendirmeşeden eğitim planımıza, bilimsel sanayi teknik meselelere, ülkemiz için önemli her konu bizim gündemimizde olmalı. Yeter ki planlayıp projelendirelim. Ağustos ayında akademisyen arkadaşlarımızı toplayacağız. 19 Mayıs Üniversitesinin görevlisi olarak burada değiller, Ramazandan sonra akademisyen arkadaşlarımızı toplayacağız, bu konularda fikir ve çözüm üretsinler. Toplumun kurumlarına taşıyalım diye düşünüyorum. Medeniyet idealimizin yolu buralardan geçer. Bu konularda gayretli olmalıyız, yoksa sorunlara deva olma şansımız yoktur. Ahlaki, medeni, milli bir görevle karşı karşıyayız. İnşallah bir görevlerimizi bir nöbet anlayışıyla yapmak ve devam ettirmek istiyoruz. Genç kuşağı göreve davet ediyorum. Anadolu’daki arkadaşlarımız, Ankara’dan sesin daha gür ve güçlü çıkmasını faaliyetlerin daha yoğun olmasını istiyor, aldığımız mesaj bu. Merkezlerin hep önemi vardır, ama biz Anadolu dan da ses bekliyoruz. 1-İl ve bölgenizdeki arkadaşlara, dostlara kanaat önderlere ulaşınız. 2-İsim ve adreslerini bize ulaştırınız ve bizlerle irtibatı sağlayınız. Akşam olsun da evlerimize çekilelim gibi bir lüksümüz yok. Öbür dünyaya bu işleri yapmadan geçme hakkımız da yok diye düşünüyorum. 3 İl ve bölgenizde şube ve temsilciliklerinizi oluşturunuz. Bize güç verin. Eğitim sosyal konularda faaliyetleri genel merkezimizde birlikte belirleyelim. İllerinizde ülke millet devlet ve evlatlarınız için her türlü çalışmalara katılmanızı istiyoruz. Her birinizden bir başkan yetki ve sorumluluğunda gayret bekliyorum. Devlet millet diyen herkesle ilişki içinde olunuz. Bir yıl sonra tekrar buluşmak umuduyla teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.  Diyerek sözlerini tamamladı.
Divan Başkanı KEREM ALTUN: Gündemimizin 4. Maddesi. Geçen birinci toplantıda olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımıza yön verecek, ışık tutacak bir komisyon çalışmaları yapacağız. Komisyon çalışmalarındaki sonuçlar mütevelli heyete, oradan da uygun görüşüyle hayata geçirilmiş olacak inşallah. Uzmanlık ve ilgi alanlarına göre komisyon teşkil edecek. Bir başkan ve sözcü seçecek. Rapor hazırlayacak. Öğlen sonu sizlerin istişarelerinize sunmak üzere müzakere zemini oluşturmuş olacağız. Öğle tatiline girmeden bu komisyonu belirleyelim.
Yapılan teklif ve görüşmeler sonucunda; Eğitim Komisyonu, Yayın Komisyonu, Gençlik komisyonu, Hanımlar Komisyonu ve Mali Komisyon olmak üzere beş çalışma grubu oluşturuldu. Komisyonlar kendi guruplarında yaptıkları çalışma sonucu hazırladıkları raporlarını Danışma Meclisi’nin müzakeresine açtılar. Raporların müzakeresinden sonra da Komisyon başkanları bir araya gelerek, bu raporların özeti Sonuç Bildirgesini hazırlamışlardır. Danışma meclisi tarafından oy birliği ile kabul edilen sonuç bildirgesi:
DANIŞMA MECLİSİ TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİDİR
                Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Danışma Meclisi 24.05.2014 Günü saat 10.00/18.00 arası Yeni Batı Mahallesi, Yeni Çizgi Koleji Yenimahalle/Ankara adresinde toplanmıştır. Yapılan çalıştay sonrası oluşturulan komisyonların raporları müzakereye sunulmuştur. Yapılan Müzakerelerden sonra ittifakla kabul edilen görüş ve öneriler sonuç bildirgesi olarak Danışma Meclisimizin Vakıf Karar Organı Mütevelli Heyetinin takdirlerine aşağıda sunulmuştur.
                Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfımız, yeni nesillerin yetiştirilmesinde ve Anadolu hareketinin öncüsü ve rehberi olmak amacıyla kurumsallaşarak ve teşkilatlanarak bir eğitim, bir ahlak ve bir medeniyet hareketi idealinde çalışmalarına devam etmektedir. Bu amaçla;
                1-Gençlik Komisyonu olarak: Eğitim komisyonunun ortaya koyduğu yöntemler ışığında, teorik değil, pratik ağırlıkta bir eğitimle, gençleri ilgi ve yeteneklerine göre belirleyerek, müzik, spor, tiyatro, gezi, kamp, eğitim, eylem, sosyal medya, yayın, edebiyat kulübü, icat kulübü, felsefe kulübü, izcilik, kişisel gelişim, liderlik ve folklor gibi alanlarda topluma ve geleceğe kazandırmak ve ortak değerler üretmek hedefindeyiz. 2015 yılını gençlik yılı olarak ilan ediyoruz. Gençlere tematik kamplar düzenlemek ve sosyal paylaşım kampları düzenlemek ve gençler arası kültür birliği sağlamak amacıyla genç kardeş projesini hayata geçirmek kararındayız.
                2-Hanımlar komisyonu olarak: Hanımların içinde olmadığı hiçbir faaliyetin başarılı olamayacağı inancındayız. Eğitim çalışmalarımızın yanında bizler bir internet ağı oluşturmak, bir internet sayfası kurmak kararındayız. Vakıf yönetim kurulu toplantı sonuçlarından haberdar olmayı ve gençlik komisyonu faaliyetlerinden hem haberdar olmayı ve hem de gençlik komisyonlarıyla birlikte hareket etmeyi arzu ediyoruz. En büyük sıkıntımız, hanımlarımızın vakfımıza teşriflerini sağlayamamak ve aidatlarını toplayamamaktır. Beylerden bu manada destek istiyorum.
                3-Yayın komisyonu olarak: yazılı ve görsel vasıtaların tamamının kullanılması hedef olmalıdır. Dergi, kitap, broşür, bülten, sosyal medya, TV, radyo, facebook, twitter ve web yayınlarını çocuklara hanımlara, gençlere ve toplumun bütün kesimlerine yönelik görsel, yazılı ve elektronik her türlü yayın yapılmalıdır. Habercilikte yayın ilkelerimiz vazgeçilmezdir. Üslubumuz ise asla ötekileştirici olmamalıdır.
                4-Eğitim komisyonu olarak: eğitimde hedefimiz toplumumuzun ileriye dönük gelişimini, örnek ve ideal insan kadrolarının öncülüğünde sağlayacak bir toplum meydana getirmektir. Bunu gerçekleştirmede rehberimiz bilim, hikmet ve takvanın da kaynağı olan vahiy ve risalet olmalıdır. Vakfımız bu kaynaklardan yararlanarak ırk, dil ve bölge farkı gözetmeksizin insanlarımızın eğitiminin sağlanması amacıyla ortak kültür ve ortak gelenek oluşturmasını amaçlamaktadır. Bu manada, kendi eğitim külliyelerimizin kurulması da kaçınılmazdır.
                5- Mali komisyon olarak: bütçesiz hiçbir faaliyetin olamayacağı gerçeğiyle, açıklık, şeffaflık, meşruiyet ilkesi temelinde, sadece himmete ve aidata odaklı olmadan, müşahhas projeler ortaya koyarak ortaklık işletmeleri gerçekleştirmek ana amacındadır. Yurtlar kurmak, külliyeler inşa etmek ve Yeni Çizgi Koleji gibi, Anadolu Eğitim kurumlarını ülke sathında hayata geçirmek olacaktır.
“Yeni bir dünya için yeni bir medeniyet, yeni bir medeniyet için yeni bir nesil” diyoruz.
 
DANIŞMA MECLİSİ BAŞKANI                                     GENÇLİK KOMİSYONU BAŞKANI
Şazeli ÇÜGEN                                                                  Cemal AKKUŞ
 
HANIMLARKOMİSYONU BAŞKANI                         YAYIN KOMİSYONU BAŞKANI  
Hülya ÖZTÜRK                                                                Mustafa YILDIZ
               
EĞİTİM KOMİSYONU BAŞKANI                                MALİ KOMİSYON BAŞKANI
Tahir YAŞAR                                                                     Raif AK
  
Şazeli Çügen, Ömer Gülseren Aziz Karataş’ın Danışma Meclisi yönetimine seçilmeleri ile saat 18.00 de sona eren coşkulu, heyecanlı, verimli ve başarılı geçen toplantı; vakfın gelecek çalışmaları açısından iyi bir projeksiyon oluşturmuştur.  
 
 
Fotoğraf Galerisi: