Dr. Abdullah ŞaHİN Konferansı

Dr. Abdullah Şahin 14/06/2014 tarihinde Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Konferans Salonunda "Sosyal Sistemlerin Analizi" konulu konferans vererek aşağıdaki görüşleri özet olarak katılımcılarla paylaşmıştır.

"Sosyal sistemlerin analizi aslında bir devlet analizidir.
Devlet milletleri yaşatan şeyin adıdır. Devleti sembolle ifade  eden bayraktır. Bayrak bir milletin şerefidir, namusudur.
Bayrak'ın dalgalanması için neler yapılması gerekir? Objektif oluşum nedir?

1- Pozitif Propaganda:
 Bayrağın dalgalanması subjektif değil objektif oluşum olmasına bağlıdır. Objektif oluşumu sağlayan pozitif propagandadır. Bunun için beynin nasıl algıladığını bilmek lazımdır. Topluma pozitif propaganda yapmak gerekmektedir. Toplum fertlerine "bitmişlik" "tükenmişlik" aşılayan mesajlar yerine milli duygu oluşturan mesajlar verilmelidir.
Pozitif propaganda toplumun hayallerinin olmasıdır. Ancak hayalleri olmayan toplum haline geldik.
Dua etmek hayal etmektir. Dua ile beynin kodlarına güçlü olma yerleştirilmektedir.

2- Psikolojik Savaş:
Türk toplumu tükenmişlik sendromu yaşıyor. Beynin özelliklerini, nasıl öğrendiğini bilenler bu psikolojik savaşı yapıyorlar. Mesela "Metal Fırtına" Kitabı niçin yayımlandı?
İnsanın bilinç altını etkileyen olaylar yaşanıyor. Türk Ordusunu aciz düşürmeye yönelik olaylar oluyor. Türk Askerinin başına geçirilen çuval bir psikolojik savaş senaryosudur. "Düşmanını yok etmek ya da sana tabi hale getirmek" için bilinç altını arkadan dolaşarak olaylar gerçekleştiriliyor ve resimler yayınlanıyor.
Psikolojik savaş ataklarını pozitif aksiyonlarda durdurmamız gerekiyor. En iyi ordu silah patlamadan kazanan ordudur.  "Dönmeyi asla düşünmediler" Çanakkale Savaşı resmi bizleri dizlerimiz üzerine çökertme resmidir ve asla kabul edilemez.

3- Kuvvet:
Psikolojik savaş ve pozitif propaganda yapabilmek için Kuvvet lazımdır. Kuvvet ordunuzun güçlü olmasıdır.
Kuvvetin kahramanları olacak. Son yıllarda bu kahramanlardan yoksun kuvvetimiz var. Milli ruh yoksunu kuvvet olmaz. Milli ruhun ne olduğunu anlatan tarihte çok hikaye vardır. Nasrettin Hoca'nın Timur'la fil hikayesi milli ruh yoksunluğuna örnektir. Çanakkale Savaşı ve kahramanları milli ruhun nasıl olduğuna örnektir.

4- Teşkilatlar:
Gayri milli STK beyaz terör unsurlarıdır. Ukrayna'da yaşananlar buna örnektir.

Bir ferdin bir hedefi varsa o millettir.  Bir ferdin hedefi yoksa o halktır. Türk Milleti son zamanlarda Türk halkına dönüştü. Toplum milli bir hedefinin olmadığı bir hâldedir. Bu hâl nedeniyle toplum kendi değerlerini sahiplenmiyor, birçok şeye kayıtsız kalıyor.

5- Para:
Devletin, milli devletin parası olur. Merkez Bankası (MB) bir anonim şirkettir. MB şirketinde Türkiye'nin payı Cumhuriyetin ilk yıllarında % 15 iken son hükümet zamanında ancak %55'e çıkarılabilmiştir.
Para her zaman başka bir şeye dönüşme özelliğinden dolayı güçlü devletler tarafından kontrol altında tutulmaktadır.
Yabancının biri "Ben parayı hiç sevmem ama cebimde olmasını isterim", "Kovalanan para esaretin göstergesidir", diyor.
O halde paranın iyi yönetilmesi gerekiyor. Merkez Bankasının politikası ve işleyişi doğrudur.
Libya'da Kaddafi, parayı kuvvete dönüştür(e)mediği için kaybetti.

6-Toplumun Düşüncesinin Bileşkesi:
Toplumsal olayların çoğunu ideoloji temsil eder. Toplumun düşünce bileşkesi verilerine bakıldığında milli unsurların yok olduğunu göstermektedir. Bu yoksunluklarda bayrak korunamaz. Milli hedefe doğru bir düşünce birliği yok olduğu için toplumda çeşitli düşünceler dile getirilmektedir.
Düşman, psikolojik savaş (medya, müzik vs.) araçlarıyla toplumun düşüncelerini etkilemektedir. Sübliminal mesajlarla toplum çökertilmektedir, beyinlere mesajlar verilerek bilinç altını etkileme operasyonu bilinçli yapılmaktadır.

Sonuç olarak; biz güçlü olmaya, zengin olmaya, örgütlenmeye mecburuz.
Devlet, hiç bir şeyle eşitlenmese bile bir şeyle eşittir: "Devlet eşittir otoritedir." Son bayrak indirme olayı devlet otoritesinin olmadığının göstergesidir. Bayrağı indirenin herhangi bir yol ve yöntemle indirilmesi gerekirdi.
Son yıllarda düşmanlar psikolojik savaş yöntemleriyle; önce algı oluşturma, sonra düşünce geliştirme ve daha sonra da eyleme dönüştürme yolunu izlemektedirler."

Katılımcılar tarafından ilgiyle ve heyecanla takip edilen konferans sonunda sorulan sorular ve cevapları da bir o kadar daha ilgi görmüştür.

 

Fotoğraf Galerisi: