İslam Coğrafyası Neden Terör Sarmalında?

Vakfımızın Cumartesi Sohbetleri programında, 10 Aralık 2016 cumartesi günü 21, 22, 23. Dönem Yozgat milletvekili ve Emekli Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Çiçek “İslam Coğrafyası Neden Terör Sarmalında?” konulu bir konferans verdi. Konferans kalabalık bir dinleyici kitlesi tarafından izlendi. Özellikle bayanlar ve üniversiteli genç kızların ilgisi büyüktü.

Konferans sonrası vakfın kadın kolları, özellikle üniversiteli genç kızları hazırladıkları gıda ürünleri ile bir kermes yaptılar. Hanım kolları başkanı Hülya Öztürk, Gençlerin kermeste toplanan paraları Diyanet işleri Başkanlığı tarafından başlatılan “Halep Ölmesin” yardım kampanyasına bağışlama kararı aldıklarını bildirdi.

Sayın Çiçek siyasi deneyimi ve İlâhiyat alanında birikimli bir konuşmacı olarak konuyu tarihi, dini ve siyasi boyutları ile ele arak, vukufiyetle işledi.

Maalesef Akşam saatlerinde İstanbul’da terör hain yüzünü bir daha gösterdi. Emniyet güçlerini hedef alan PKK terörü 44 fidanımızı aramızdan aldı. İçimize ateş düştü, milletimizin yüreği bir kez daha yandı şehitlerimizle.

Bu nedenle yapılan konuşmalarda neler söylendiğinden ziyade yaşanan terör olayı ile birlikte, ülkemiz ve İslâm dünyasını kuşatan bu terör belasının nemenem bir bela olduğunu anladığımızı ifade etmek gerekirse;

İkinci Dünya savaşı sonrasına kadar tarihte ülkeler arası savaşlar orduların karşılaşması ile yapılırdı. Emperyalist güçler kendi ordularını göndererek ülkeleri işgal ederlerdi, 1946 da Yalta’da dünya iki büyük gücün nüfuz alanları ile paylaşılmıştı.

Dünya tek kutuplu hale geldikten sonra, yeni bin yıla girerken çağımızda savaşların karakteri değişti. Adı asimetrik savaş oldu. Vekâlet savaşları ortaya çıktı. Bu gün terör örgütleri kullanılarak ülkeler işgal ediliyor.

11 Eylül saldırısından sonra küresel dünya düzeni içinde oluşan yeni konseptte İslâm Coğrafyası hedef haline getirildi. Adına da medeniyetler çatışması dendi. İslâm dünyası içinde var olan dini, siyasi, etnik farklılıklar tahrik edilerek, gene bu güçlerin örgütlediği PKK/PYD, El- Kaide, DAEŞ, BOKO Haram, FETÖ ve benzeri daha adını sayamadığımız terör örgütleri ile iç çatışmalar çıkartıldı.

Bu terör örgütlerinin eylemleri üzerinden kurulan tuzaklarla güya bu ülkelere demokrasi getirmek veya bir terör örgütüne karşı savaşmak bahanesiyle bu ülkeler işgal edildi. İslâm coğrafyası bu terör örgütleri kullanılarak birbiriyle savaştırılıyor. Küresel emperyalizm her türlü son teknoloji silahla donattığı terör örgütleri aracığı ile Müslüman dünyası, yakılıp yıkılıyor, tarumar ediliyor, sömürülüyor, kadın, çocuk demeden katlediliyor, kan gölüne, yangın yerine çevrilmiş durumda.

Türkiye de jeo stratejik ve jeo-politik konumu itibariyle terörün hedefinde. Bu nedenle ülkemiz üzerinde de ihanet plânları yapılıyor, etnik ve dini görünümlü terör örgütleri saldırılarını devam ettiriyorlar. Güneydoğu’da devam eden PKK terörü ve FETÖ terörünün de amacı budur.

Şunu unutmamak gerekir ki, bu bir HAÇLI savaşıdır. Müslüman Türk Milletinin Anadolu’dan gönderilmesi projesinin adım adım uygulandığı, Batının, ŞARK MESELESİ diye adlandırdığı plânın adıdır. Bunu baştan böyle bilmek ve kabul etmek gerekir ki, bundan sonra kurulacak uluslararası ilişkiler doğru zeminde yürüsün.

Ülkemiz, terör örgütlerinin eylemleri ile parçalanmak, sıcak savaşın içine çekilmek istenmektedir.

Küresel emperyalizm ülkemiz üzerinde; eğitim-kültür alanında zihin dünyamız üzerinde yaptığı tahribatla kültürel, üretim, sanayi ve sermaye üzerinde kurduğu hegemonya ile ekonomik, basılı, görsel, sosyal medya üzerinden oluşturduğu algı operasyonları ile psikolojik, küresel siyasi organlar üzerinden kurduğu baskı ile siyasi, terör örgütlerine yaptıkları silâh desteği ile de askerisavaşını devam ettirmektedir.

Yakın tarihte yaşadığımız gezi olayları, 17-25 Aralık, 15 Temmuz ve son ekonomik saldırılar milletimizi parçalanmak ve bir iç savaşa sürükleyerek diz çöktürmek için yapılan saldırılardır.

Milletimiz büyük bir feraset ve cesaretle bu saldırıları püskürttü.

Ancak etrafımız, gönül coğrafyamız yangın yeri. Bu yangının bizi de sarmalamasını istiyorlar. İstanbul Beşiktaş’taki son terör saldırısı da bu plânın devamı.

Milletimiz, emperyalist güçlerin bu kirli tuzaklarına ve oyunlarına asla düşmeyecektir. Sabırla, ateşe körükle gitmeden, metanetle, ferasetle, ilmi siyasetle bu saldırılar püskürtülecek, yeni bir medeniyet inşası yolunda hızla ilerleyecektir. İnsanlığın ve İslâm dünyasının umudu bu millet Allah’ın yardımı ile ebed müddet yaşayacaktır.

Bu vesile ile kutsal değerleri uğruna, en yüce makama, Hakka yürüyen şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.

Milletimizin başı sağ olsun.

Gün birlik günüdür.

Allah milletimizi korusun!

Amin!

Fotoğraf Galerisi: