Prof. Dr. Hilmi DEMİR Konferansı

Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı Genel Merkezinde Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Hilmi DEMİR 05 Aralık 2015 tarihinde“IŞİD ve Batı'nın İslam Düşmanlığı” konulu verdiği konferansında Sayın Demir “Radikalleşmenin başat aktörü IŞİD'dir. PYD her yerde batının ortağı, her kapıyı açan İngiliz anahtarıdır” dedi.

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Genel Merkezinde“IŞİD ve Batı'nın İslam Düşmanlığı” konulu bir konferans veren Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi DEMİR“Radikalleşmenin başat aktörü IŞİD' dir. PYD her yerde batının ortağı, her kapıyı açan İngiliz anahtarıdır” dedi.

Son zamanlarda Türkiye ve İslâm Dünyası’nın jeopolitiği üzerine, teopolitik ve teo stratejik araştırmaları ile dikkat çeken Sayın Demir konuşmasında Işid’ in ne olduğu, nasıl ve nerede doğduğu, dayandığı teolojik temellerle, nasıl bir siyasi terör örgütü olduğu konusunda kısa ama çok kapsamlı bilgiler verdi.

IŞID Nasıl çıktı? Nereden Doğdu?

Kendilerinin tanımlaması ile "Irak Şam İslam Devleti" olarak isimlendiren IŞİD, bu gün sadece “islam devleti” (İD) kavramını kullanıyor.

ABD'nin Irak işgali  bu günkü Suriye sürecini ve IŞİD'in doğuşunu hazırlamıştır. Bu örgütün evveliyatı Rusya’nın Afganistan’ı işgaline kadar gider. Radikal örgütlerin ortaya çıkması burada başladı, buradan yayıldı.Bu süreçte CİA’nın Rusya’ya karşı eğittiği ve kullandığı örgütlerin ABD’ye karşı nasıl evrildiğideayrıca incelemeye değer ve önemlidir.

Ancak ABD’nin Irak işgaliyle başlayan dönemden bakacak olursak; ABD’ nin Irak’ı işgaliyle Saddam'ın Baas Ordusu dağıtıldı. Bu bölgede bir güvenlik boşluğu doğdu ve bu boşlukta Sünniler ABD’ye karşı direnişi seçerken, Şii ve Kürt gruplar ABD nin yanında yer aldılar. İşgale direnen birçok yerel örgüt ortaya çıktı. Ensar islâm örgütü, Irak El Kaidesi, Irak İslam Ordusu, 1920 Tugaylar, Ebu Bekir El Sıddık Tugayları, Irak Aşiret Devrimcileri Askeri Konseyi, Ceyşu’l Mücahidin gibi.  

IŞİD'in temelini atan Ebu Musa el- Zerkavi'dir.

Zerkavi El Kaide’nin önemli liderlerindendir. 1979 da Ruslar’a karşı savaşmak üzere Afganistan’a gider. Rusya’ya karşı savaşan bu milisler, CİA tarafından eğitilerek radikalleştirildiler. 2003 te Afganistan'dan kendi milis güçleriyle Irak'a gelen Zerkavi, 2004 te Irak el Kaide'sini kurdu. 2006 yılında bir hava saldırısında öldürüldü. 

Bundan sonraIŞID Lideri olan Ebu Bekir El Bağdâdiise;2004 yılında bir gösteride yakalanarak Irak'ın güneyinde kurulan Bukka Kampı'nda esir olarak tutuldu.Özellikle Baas subaylarının toplandığı bu kamp,IŞID'inbu günkü üst düzey kadrosunun yetiştiği, eğitimlerinin yapıldığı yer olarak;Işid’in ortaya çıkmasında önemli rolü oldu.2003-2009 yılları arasında bu kampta 30 000 e yakın militanın kaldığı ifade edilmektedir. ABD‘nin bu kamplardaki insanlık dışı uygulamalarının kamuoyuna yansıması ile bu kamplar kapatılmış ve Bağdâdide 2009'da serbest kalmıştır.

Bağdadi 2010 yılında Irak el Kaide'sinin lideri olmuş ve bu örgüt “Irak İslam Devleti” adını almıştır. Örgüt 2013 yılında faaliyetlerini Suriye’ye kaydırarak El Nusra Cephesinde savaşa katılarak, İsmini “Irak Şam  İslâm Devleti” olarak duyururve diğer grupları kendi etrafında toplamaya çalışır.

Bağdâdi, 2014 yılında El Kaide'den ayrılarak kendi örgütünü kurar ve Musul'u ele geçirerek çok hızlı büyür. Dünya'da bu kadar hızlı büyüyen bir örgüt yoktur. Bağdâdi, Temmuz 2014 de Musul'da cuma namazı kaldırarak kendini halife ilan eder ve adını " Abu Bekir El Bağdâdi El Hüseyni El Kureyşi"diye açıklayarak; El Hüseyni ismiyle Şiilere, El Kureyşi ismiyle Sünnilere Hz. Peygamber soyundan olduğu mesajı ile adını dünyaya duyurmuştur. 

IŞİD hilâfet devletini kurduğunu ilân etmiş olmakla kimlerle savaşıyor?

Işidbölgede gücünüana muhalif örgütlere karşı kullanıyor.Amaç boşalan egemenlik ve güç boşluğundan yararlanmaktır. Bu bölgede kalıcıyım diyor. IŞID bölgede kalıcı olduğunu kabul ettirmek için DEVLET olmanın bütün stratejilerini uygulamaktadır. Sınırlarımızın dibinde oluşan bu yapı üç beş çapulcunun eylemi gibi görülerek hafife alınmamalıdır. Yanlış bir bakış açısı var. Tam aksine profesyonel bir örgüt,PKK ya çok benziyor, hatta ondan bir adım daha ileri bir örgüt.  Bölgede kurumlarını, organlarını oluşturuyor. Mahkemesini, belediyesini, fabrikalarını, zekât merkezini kurarak bir kamu düzeni inşa etme hedefi gütmektedir.

Bize ve dışarıdaki ülkelere işte size İslam devleti, hicret edin iddiasında bulunuyor. Gençler buna rağbet ediyor, özellikle gençler arasında bir cazibe merkezi oluşturuyor. Önemli bir silah gücüne ve bu silahları alacak petrol gücüne sahipler. Tarihi eserleri yağmalayarak, insan ticareti yaparak, insan kaçakçılığı yaparak, kara para trafiğini yöneterek, dünyada oluşturdukları fonlarla büyük bir para kaynağına sahipler. IŞID, dünyada piyasaya sürülmüş para getiren hisse senedidirFonlara bakıldığında IŞID dünyanın büyük şirketleri tarafından desteklenen bir terör örgütü görünümündedir.  Bu hisse senedine para yatırmayan devlet yok.

Sosyal medyayı sanal âlemde çok iyi kullanıyorlar. Örgütün 30 000 yabancı savaşçısı, Avrupa'dan katılımın ise 15 000 civarında olduğu söyleniyor. Yurtdışında gençleri çok çabuk ikna edebiliyorlar. Bu durum Avrupa Ülkelerini çok kaygılandırmaktadır. Kadınlar, özellikle genç kızlar arasında katılım oldukça yüksektir. Özellikle kimlik bunalımı yaşayan, dışlanan, hor görülen kadınlar yabancı katılımcıların % 30'unu oluşturduğu söylenmektedir. 

Neo selefi teolojik anlayışa sahip, tekfirci, harici söyleme sahip bir terör örgütü olan yapı; İslâm’ın İslam’la savaşını sürdüren batının bir enstrümanı durumundadır. Batı bu enstrüman sayesinde bir taşla iki kuş vurmakta, hem terörü İslâm’la özdeşleştirmekte, böylece İslâm’a yönelişin önünü kesmekte, hem de İslam dünyasında var olan enerji ve yeraltı, yerüstü kaynaklarınıele geçirmektedir.

IŞID Neleri Değiştirdi?

1.      Batıda ciddi bir İslâm düşmanlığı yarattı. İslâmofobiyayı güçlendirdi. Avrupa’da İslamlaşma geriledi. Batıda İslam düşmanlığı yayıldıkça Işid’e katılım artıyor.

2.      Batı ülkelerinde "Tanrı var ama deyip, dinlerin varlığını kabul etmeyen" "Deizm" inancı giderek yayılmaktadır. 

3.      Özellikle Batı Ülkelerinde İslam'ı seçmek isteyenler bu seçimlerinden vazgeçmektedirler.

4.      İslam'ın terörize edilmesi riski artmıştır.Işid’le özellikle suni dünya terörize edilmektedir.

5.      Işid ile Mücadele edebilecek kurumlarımız yetersizdir. Dini alanda Suud Medine Üniversitesi, İslâmabadİslam Üniversitesi, El ezher Üniversitesi selefi eğitim, İran Mustafa Üniversitesi, Şii Eğitim yaparken, Türkiye’de mezhepler üstü anlayışla amaç ve hedefi belli olmayan garip bir dini eğitim yapılmaktadır.

6.      İslâm Dünyasında bir temsil krizi yarattı. İslâm’ı nerede, kim temsil ediyor? Kurumlarımız batı ile iş tutan zalim kurumlar olarak niteleniyor. O takdirde devletten bağımsız sivil toplum kuruluşlarına büyük iş ve sorumluluk düşüyor. Otantik sivil âlimlerimiz olmalı. 21. YY da İslam’ı yeniden anlatabilecek, entelektüel, birikimli, ilim adamlarına, İslâm’ı temsil edecek büyük çapta kurumlara ihtiyaç var. İslâm’ın devlet eliyle değil, sivil kurumlarla temsil edilmesine olan ihtiyaç artmıştır. İslam’ı anlatacak yeni bir dil ve temsil şekline ihtiyaç olduğunu ortaya çıkarmıştır.

7.      Ortadoğu’da yeni bir denge kuruluyor. Bunlardan biri İsrail’in güvenliği, diğeri Selefi devletlerin güvenliği, iranın önüne çekilecek kürt devleti. IşidPYD’ye vurdukça, işid’in karşısında mücadele eden kahraman oldu.Maalesef PYD her yerde batının ortağı, her kapıyı açan İngiliz anahtarı. 

 

Fotoğraf Galerisi: