Vakfımız Başkent Öğretmenevinde İftar Yemeği Düzenledi

ANKARA İFTAR PROGRAMI

Vakfımızın Geleneksel Ramazan iftar Programı 12 Temmuz 2014 Günü Başkent Öğretmenevinde gerçekleştirildi. Çok sayıda siyasetçi, bürokrat, işadamı, esnaf vakıf dostları ailecek çocuk ve gençleri ile katıldığı iftarda Kuran okundu, dualar yapıldı.

Program Edibali YAZGAN kardeşimizin şiirler, dualar, hadis ve ayetlerle süslediği güzel sunumu ile program ayrı bir renk ve heyecan kazandı.

İftardan sonra vakıf Genel Müdürü Ali AY iftara katılan konukları selamlayarak teşekkür konuşması ile iftar sohbetinin açılışını yaptı.

Bu bölümde sıra ile Ostim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi ve Yavuz Motorun kurucusu Doç. Dr. Sedat ÇELİKDOĞAN, Gazi Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Rıza AYHAN ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim Üyesi, Yard. Doç. Dr. Necmettin TÜRİNAY yaptıkları konuşmalarda; Türk ve İslâm coğrafyasında yaşanan olaylarla İsrail ‘in Filistinli kardeşlerimize karşı başlattıkları imha hareketine dikkat çekerek; sivil toplum kuruluşlarının kamuoyu oluşturmak bakımından sorumluluklarını hatırlatan nezih konuşmalar yaptılar.

            Kapanış konuşmasını yapan Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Hayrullah BAŞER, özetle;

            “İftarda yemeği paylaştık, sonrasında fikirleri paylaşmak görüşmek, konuşmak ve halleşmek üzere bir araya geldiklerinden bahisle; Rahmet, mağfiret, bereket, kurtuluş ayı olan bu mübarek zamanlarda kendimizi sıygaya çekmek, tefekkür etmek gerekiyor” dedi.

            “Birey olarak Allah’a kul, Muhammed ümmeti olmanın, Muhammed’ül Emin olmanın, neresindeyiz? Kur’an okuyoruz, meal okuyoruz, ancak;  Kuranın istediği vasıfta bir mü’min olabiliyor muyuz?

Toplu olarak baktığımızda Camiler dolu, İftar masaları da dolu, sakal, şalvar da giyen çok tamam, muhafazakâr bir iktidar da var, şu soru ile tefekkür etmek, kendimizi sıygaya çekmek durumunda değil miyiz? Muhafazakârız, ticari, siyasi, sosyal ve ailevi hayatımız dünyevileşmiş, sekülerleşmiş bir toplum değilmiyiz?

Dünyevi imkânlar, para pul, makam, menfaat olduğunda, eş, dost, adalet, ahlak ilkelerini bir kenara bırakabiliyor muyuz, sorgulamamız gerekmez mi? Bu gün rahat olabiliriz. Yakınımızda her an bir bomba patlayacak endişesi taşımayabiliriz. Açlık, susuzluk, kan ve gözyaşı olamayabilir. Ancak yarına dair sorumluluklarımızı unutmamalıyız.

Dışarıdan çevremiz kuşatıldı. İçeride kutuplaşmanın son noktasına gelmişiz. Gurup taassubu siyasi, kültürel, sosyal, manevi alanda toplumu kuşatmış durumda. Bir yanlışlık varsa bu yanlışlığa karşı dur diyebilmeliyiz, bu söylenen veya yapılan yanlış diyebilmeliyiz.

Türkiye ve İslam dünyasının problemlerinin çözümünün bir tek yolu vardır,  bu yeni bir İslâm medeniyeti ideali gayretidir. Anadolu vakfı olarak böyle düşünüyoruz. Buna mecbur olduğumuz kanaatindeyiz.

Ülkemizde siyasi kurumlar gurup taassubu içerisinde kadrolaşmaya doğru gidiyor. Ehil insanların harcanması ülkemizin geleceği için bir tehdittir. Bu konuda da kendimizi sıygaya çekip ne yapacağımızı düşünmek durumundayız.

            Bu günkü mevcut iktidar, beğensek de beğenmesek de dünün ülkücüsünden mücadelecisine, nurcusundan akıncısına bütün muhafazakâr camianın bileşkesidir. Bu sonuç kimse için benim dememelidir. Bu bir bileşkedir.

İslâm dünyası; feryat, kan, gözyaşı, açlık, susuzluk, sefalet, çaresizlik var, bu noktaya gelişte Müslümanların zaafı, kendi kusurlarımız var, Zalimlerin hain plânı var. Ilımlı İslam projesi ile İslâmı dönüştürmek, mezhep ve etnik savaşlarla Müslümanları kendi içinde savaştırma projesi adım adım uygulanıyor. Müslüman olarak bu sorunlara mü’mince çare aramak durumundayız.

Sayın BAŞER konuşmasının sonunda, Tekliflerim var. Birincisi İsrail’in Filistinli kardeşlerimize karşı son günlerde yürüttüğü Gazze zulmü sebebiyle İsrail mallarını boykot etmeye, İsrail’i bu zulmü nedeniyle protesto etmeyi teklif ediyorum. Bu kampanyayı, facebook, medya ve internet medyasında yaygın hale getirecek bir çalışma yapmak kararını veriyoruz, dedi.

Vakıf çalışmalarımızdaki bu gayretler bir medeniyet projesi olmalıdır, Vahiy ve risalet temeline dayanmalıdır.  Gurup taassubuna düşmeden, hedef beraberliği olan, sağduyu sahibi bütün insanları kucaklayan, uzlaşmacı bir kültür, barışçı bir anlayış,  medeniyet projesinin ana temelleridir. 

Şube ve temsilciliklerimizin bulunduğu bütün illerde burs çalışması yapmak, en az 50- 60 civarında merkezde teşkilatlanmak, ülkenin temel meselelerinde akademisyenlerle ağustos ayı sonunda bir çalıştay yapacaklarını belirtti.

Konukları selamlayarak konuşmasını tamamladı.

Bu yıl da vakfımızın Ramazan Ayı geleneksel iftar programı vakıf dostlarımızın samimi sohbeti ve hayır dualarla gerçekleşmiştir.   

 

 

Fotoğraf Galerisi: