VAKFIMIZIN KIZILCAHAMAM ÇALIŞTAYI YAPILDI

16-17-18 Aralık 2016 tarihleri arasında Vakfı’mızın mütevelli heyeti, şube ve temsilcilik başkanlarının katılımıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirilen çalıştayın 1. günü,Mevlüt AYHAN'ın Kur'anı Kerim tilaveti ile başladı. Vakfın Genel Müdürü Av. Ali AY katılımcılara “hoş geldiniz” dedi ve Kayseri'deki terör saldırısını şiddetle kınadıklarını ifade ederek çalıştayın amacını açıkladı.

19. Dönem Tokat Milletvekili İbrahim KUMAŞ’ın Oturum Başkanı, Şazeli ÇÜGEN’in ise Raportör olarak seçilmeleriyle çalıştay başladı. 

Açılış konuşması için kürsüye davet edilen Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hayrullah BAŞER“Anadolu'nun dinamik evlatları bu toplantıya davet edilmiştir. Bu toplantı erkeklere bırakılmayacak kadar önemlidir” diyerek bayan katılımcıların görüş ve önerilerinin de önemli olduğunu vurguladı ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Coğrafyamızda kan gözyaşı ve zulüm devam etmektedir. Bunun vebali Müslümanım diyenlerin omuzlarındadır. Bu kaos nasıl bitecek? Dediğimiz için buradayız. Batı artık vekâlet savaşları yapıyor. Ordularını değil terör örgütlerini taşeronları kullanıyor ve ne yazık ki ölen de öldüren de Allahü Ekber diyor”  tespitiyle coğrafyamızda yaşanan acı tabloya işaret etti ve çalıştayın amacına yönelik konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Teşkilat inanç birliğidir, kültür birliğidir, karar birliğidir.  Bu birlik hareket noktamızdır. Yeni bir medeniyet inşası ortak noktamızdır. Ancak yaptıklarımız ne kadar  bu konuya, kararlarımıza medeniyet mücadelemize uygundur? Bu topluma bu mayayı çalabilir miyiz, dedik ve Anadolu'yu dolaştık. Bu görevi yaptığımız kanaatindeyiz. Bunu devam ettirecek olanlar burada olanlardır. Yaptıklarımızın yanlışlarını, doğrularını burada konuşacağız. Yeni bir medeniyet inşasında ne yapacaksak beraber yapacağız.

Bilimsel çalışmalar yapıyoruz. Okullaşma çalışması yapıyoruz. Okullar milletimizin geleceği olacak çalışmalardır. Mükemmel çalışmalar yaptık, demiyorum. Yapılacak çok şeyimiz var. Oluşturduğumuz komisyonlarla çalışmalar yapıyoruz.  İnşallah başarılı neticeler alırız, herkese teşekkür ediyorum" diyerek konuşmasını tamamladı. 

Söz almak isteğini dile getiren Av. Ali AY, çalıştayın hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasına başladı ve teşkilatlanma konusunda 15 Temmuz öncesi ve sonrasının bir değerlendirmesini yaptı: "İhanet darbe teşebbüsü bayanların ve gençlerin Vakıf çalışmalarına katılımını maalesef etkilemiştir. Meşru bir zeminde ve T. C. Kanunları ve mevzuatına uygun bir şekilde çalışıyoruz. Çalışma konularımız, amaçlarımız bellidir. Bu çizgi içinde açık, resmi, şeffaf ve hesap vermeye hazır bir teşkilatımız vardır. Biz örgüt değil vakıf teşkilatız, önce herkese bunu anlatmalıyız" dedi. 

Katılımcıların değerlendirme konuşmalarına geçildi.

Çalıştayda yapılan konuşmalarda; son yaşanan olayların toplum üzerinde olumsuz etkisinin olduğu, yıllardan beri birbirini tanıyanların bile bir araya gelemediği, 15 Temmuz'da yaşanan olayın Vakfımızın önemini artırdığı vurgulanarak "kendimizi güncelleyerek Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfını dünden daha çok anlatmalıyız, daha çok sorumluluk duymalıyız, çalışmalarımıza daha çok gayret etmeliyiz" denildi. 

Çalıştayda söz alanlar, “Bu topraklarda gözü olanların çok olduğu ama emellerine ulaşamayacaklar Allah'ın izniyle" sözünü sıklıkla dile getirdiler.  Türk milletinin varlık ve beka davası için yeni bir medeniyet inşası idealini kişilere bağlı olmaktan çıkararak kurumsallaştırılması gerektiği vurgulandı ve "Yeni bir medeniyet davası için milletimizin değerlerini tekrar bir araya getirecek bu topluluktan başka kimse yoktur" değerlendirmesi yapılarak bir enstitü kurularak yola devam edilmesi önerildi. 

Türkiye’de yaşanmakta olan olayların bir savaş olduğunu, bu savaşın bir Mercidabık Savaşı gibi algılanması gerektiğini, yoksa kaybedenlerden olacağımız dile getirilerek cılız bir mesafe alma hamlelerine değil büyük işlerin yapılması gerektiğine vurgu yapıldı. “Büyük düşünmeliyiz, yeni medeniyet inşasını konuşmalarımıza sos olarak kullanamayız çünkü yeni bir medeniyet inşası doğru bir harekettir, İslam coğrafyasında bu sosyal doku oluşturulabilir, yeter ki niyet ve istikamet ortaya koyalım, öğrenci bursları olsun ama yenilikler üreterek yolumuza devam edebiliriz"düşünceleri ifade edildi.

Çalıştayın 1. gün son konuşmasını Av. Hayrullah BAŞER yaptı ve "Halep'te olmak, Musul'da olmak bir medeniyet mücadelesidir ama hayal kurarak değil ayakları yere basan çalışmalar yapmamız lazım" dedi. 

Çalıştayın 2. Gün Oturumu, gündeme ilişkin öneri ve değerlendirme konuşmalarıyla başladı.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Eski Müsteşarı ve 24. Dönem Muğla Milletvekili Ali BOĞA Oturum Başkanı seçildi. Ali BOĞA, bugünkü konuşmaların gelecek tasarımı çerçevesinde olmasını önererek "Gelecek tasarımı ve projesi olan toplumların diğer toplumların önüne geçtiği bir dünyada yaşıyoruz.  Çaba, gayret ve kader ekseninde bir netice alınmaktadır" dedi.

Katılımcılar tarafından yapılan konuşmalarda; Türkiye'nin sekülerleşme bağlamında deformasyon ve dejenerasyon yaşadığı, Müslümanların uyanması gerektiği, toplumun ümitsizlik tuzağına düşürülmek istendiği, bu durumun devlet ve millet varlığıyla bertaraf edilebileceği vurgulandı.Ayrıca 15 Temmuz'un çok önemli olduğu, yarınımızı doğru planlayabilmek için bu sürece nasıl gelindiğine ve 15 Temmuz sonrası yapılanlara çok iyi bakılması gerektiği, bir savaş yaşamakta olduğumuz ve bu durumu iyi anlayamazsak Vakıf olarak varlığımızın da bir anlamı olamayacağı ifade edildi. "Elbette bir medeniyet projesine talibiz. Haktan, adaletten, zulme karşı olmaktan yana tavır koymak, bir tavır geliştirmek zorundayız" sözleriyle nasıl bir duruş sergilenmesi gerektiği vurgulandı.

Konuşmacılar; “Zor bir coğrafyada yaşadığımızın bilincindeyiz. 15 Temmuz anaforunu iyi yorumlamak durumundayız, yaptığımız değerlendirmelerle Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı'nın neyi iyi yaptığı ve yapması gerektiği üzerine odaklanmalıyız" dediler.

Çalıştayın 2. Günü öğleden sonraki Oturuma Başkanlık yapan Milli Eğitim Bakanlığı Eski Orta Öğretim Genel Müdürü ve 24. Dönem Van Milletvekili Kerem ALTUN, katılımcıların entelektüel birikiminin farkında ve bilincinde olduğunu belirterek, “Türkiye’nin kıskaca alındığı bir dönemde "Milletim Uyan" diyen "Yaşasın Millet Kahrolsun Millet Düşmanları" ve "Ordu Millet Elele" diyenlerin bugün de var olduğunu söyledi. Konuşmacılar ise DHKP-C, PKK, FETÖ vb. terör örgütlerinin yaptıklarının ve sonuçlarının iyi analiz edilmesi gerektiğine işaret ettiler. 

Günün sonunda bir değerlendirme yapan Av. Hayrullah BAŞER; "Henüz bir teşkilat değil teşkilat olma yolunda ve yolculuğundayız. Medeniyet hayatın bütün alanını kuşatmaktır. Yeni değerler kıymetler üretmektir. Savrulmuş bu topluluğun tekrar işe yarayacağı inancındayız. Kardeşliği, barışı, adaleti inşa etmek zorundayız. Bizim gibi marka olmuş, gelenekten gelen arkadaşlar yeni medeniyet inşası fikrimizi ifade ettiğimizde heyecanlanıyorlar, destek veriyorlar. Türkiye'nin problemlerine duyarsız kalmadığımızı gösteren birçok çalışma yapıyoruz" dedi.

  

Fotoğraf Galerisi: